Reklamcılık bitirenler nerede çalışır ?

Reklamcılık bitirenler nerede çalışır ?

Ülkemizde reklam bölümü bütün üniversitelerde yoktur. Yaklaşık olarak 50 kadar üniversitede bulunan bu bölüm her yıl 60 kişi civarında mezun verir. Aslında bakıldığında bu sayı diğer mühendislik ya da öğretmenlik bölümleriyle kıyaslandığında oldukça az bir sayıdır. Ancak sayının az olması maalesef iş istihdamını artırmıyor çünkü reklam sektöründeki ihtiyaç sayısı da az. Öncelikle reklam mezunu kimdir ona bakalım. İletişim fakültesi reklam bölümü veya halkla ilişkiler ve reklam bölümü mezunlarına reklamcı denir. Günümüzde reklamın ürünlerin satışı üzerinde etkisi çok büyüktür. Hatta o kadar büyüktür ki bu sektörde inanılmaz bir rekabet bir o kadar da harcanan büyük miktarlar vardır. Artık sosyal medyanın da etkisiyle bu rekabet iyice artmış hatta sosyal medya uzmanlığı diye yeni bir iş kolu ortaya çıkmıştır. Peki, rekabet bu kadar çoksa reklam mezunları nerelerde çalışmalı?

 

Reklam bölümü mezunları çalışma alanları

Peki, bu mezunlar nerelerde çalışabilirler!


Sponsor Bağlantı

Reklam ajanslarında (yaklaşık 10 farklı titre ile), medya satın alma ajanslarında (5-6 farklı titre ile), medya planlama ajanslarında (5-6 farklı titre ile), halkla ilişkiler ajanslarında (5-6 farklı titre ile), iletişim danışmalığı şirketlerinde (5-6 farklı titre ile), dijital reklam ajanslarında, dijital planlama ve medya satın alma ajanslarında, sosyal medya ajanslarında, kurumsal tarafta pazarlama ve kurumsal iletişim departmanlarında, etkinlik ajanslarında, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili departmanlarında (bugün her belediyede bile basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğü olduğunu düşünürsek, kamuda çok iyi kadro var) vb.

Bu kadar firma, kurum ya da kuruluş açısından düşününce aslında çalışma alanı çok geniş. Ama kadro miktarı bu kadar geniş değil.

Durum böyle olunca ben hep kendimden örnek veriyorum. Ben öğrenciyken yukarıda yazdıklarımın hepsinin farkındaydım, benimle birlikte 2500 kişinin mezun olacağını (artı olarak dışarıdan bu sayıya dahil olacaklar var) ama sektörde yeni mezun olarak maksimum 50 kişilik bir kadro olduğuna ve mezun olur olmaz iş bulabilmek için bu 50 kişi içinde olmam gerektiğine inandım ve bu doğrultuda çalıştım, kendimi geliştirdim. Bu özetle okuduğunuz okulda en iyi öğrencilerden biri olmanız anlamına gelmekte. (Tabi ki bu iyilikten kastım kesinlikle not ortalaması değil.) Bunun ötesinde, sınıfınızdaki arkadaşlarınızın yanında diğer okullarda da bu bölümü okuyan arkadaşlarınızdan bir farklılık yaratmalısınız, sizin mezun olur olmaz tercih edilmeniz için bir biriciklik vaadiniz olması lazım.

Özetle iyi olmalısınız arkadaşlar.

(Kimse kusura bakmasın 4-5 yıllık üniversite hayatını, lay lay lom, avare leylek misali geçirdikten sonra gelip iş yok diye ne şirketlere, ne sektöre ne de siyasi otoriteye laf etme hakkınız olamaz. )

Şimdi bunun üstüne “eee, ama kendimizi nasıl geliştirebiliriz” diyeceksiniz. Bu konularla ilgili 4-5 tane farklı yazım vardır, blogumu azıcık karıştırıp bulabilirsiniz. (Örnek: 1 )

Ama birkaç küçük not düşeyim buraya.

–          Öncelikle ne yapmak istediğinize karar verin. Daha doğrusu neler yapabileceğinizin ve gücünüzün (sektör bilginizin) farkında olun. (Mesela görseldeki gibi kendiniz için bir mind mapping yapın.)

–          Okuldaki hocalarınızı yabana atmayın, onların sadece derslerde anlattıkları ile yetinmeyin onlardan püf noktaları öğrenmeye çalışın.

–          Sektöre hizmet veren şirketleri iyi tanıyın. Yani reklam ajansı ne iş yapar, pr ajansı ne iş yapar, dijital ajanslar ne gibi hizmetlerle müşterin karşısına çıkar bilin.

–          Sektör uzmanlarını takip edin, bloglarını okuyun, twitterlarını takip edin, onlardan zaman hırsızlığı yapmadan faydalanmaya çalışın.

–          Sektör yayınlarını takip edin. Kitapçılara girdiğinizde en azından mediacat yayınlarına hızlıca göz atın. Eğer ilginizi çeken bir kitap yoksa kendiniz için üzülün.

–          Yarışmalara katılın. Genç kırmızı neymiş, altın pusula ya da aydın doğan genç iletişimcilerde neler yapılıyormuş takip edin.

–          Organizasyonlara katılmaya çalışın eğer bireysel olarak katılamıyorsanız 2-3 saatinizi ayırıp en azından internetten izleyin.

–          Sektör derneklerinin kapısını çalın, onları rahatsız edin, unutmayın Reklamcılar derneğinin de, Tuhid in de, İDA nın da, İAB ın da görevi sektörleri geliştirmek ve eğer varsa sorunlara çözüm getirmek.

Buraya onlarca madde daha yazabilirim ama bence gerek yok. Çünkü her şeyden öte kendinize güvenin ve sektörlerin geleceğinin siz olduğunun farkında olun.

Unutmayın, eğer siz olursanız yarın iyi PR ajansları, iyi reklam ajansları hepsinden öte iyi iletişim kampanyaları olacak.

Hepinize zorlu yolunuzda başarılar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ